S E N S İ Z L İ K. . .
kara bir delik; sensizlik...
koca bir okyanus; ıssız...
ve uçsuz bucaksız
ve hırçın
ve insafsız. . .
sensizlik;
beni yakaladığında apansız,
ben çok hazırlıksızdım,
çok hazırlıksız. . .
bir tek saçlarını,
fotograflarını,
birkaç eşyanı
ve bir de anılarımı almıştım yanıma yanlız. . .
o kör gecelerde,
görünmüyordu çevremde;
ne bir ruh,
ne de bir beden,
üşüyordum birtanem,
üşüyordum ben. . .
sensizlikten. . .
sonra,
bir sal yaptım kendime;
şiirlerimle.
bir de dümen;
senin o yeşil düğmenden. .
saçlarını da sarınca,
üşüyen bedenime,
biraz olsun dinmişti,
o uğursuz üşüme. . .
o uğursuz titreme. . .
tutunmaya çalışırken
anılarımın üstünde,
çok parlak bir yıldız,
ilişmişti gözüme.
senin adını verdiğim
o parlak yıldızdı işte,
bana yol gösteren,
o karanlık gecelerde. . .
bata, çıka da olsa,
sensizlik okyanusunda.
ve çabalayarak yıllarca,
sahili görebildim sonunda,
ismi, ismin olan
o yıldızın hatırına. . .
şimdilerde;
her parlak gecede,
arayıp bularak o yıldızımı,
binlerce yıldızı içinde,
seyredip, seni anlatırım ona saatlerce. . .
ve umutlanırım yine;
beni sahile getiren o yıldız,
bir gün, seni de bana getirecek diye. . .
.jpg)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder