17 Aralık 2012 Pazartesi
tamerce: Kıyamet Günü Ben Yokum Dostlaaaar. . . Şirince' ye...
tamerce: Kıyamet Günü Ben Yokum Dostlaaaar. . . Şirince' ye...: Kıyamet Günü Ben Yokum Dostlaaaar. . . Şirince' ye Gidiyorum, Şirinceyeeee. . . ! ! ! 21 Aralık 2012 tarihinde, Maya takvimine göre...
15 Aralık 2012 Cumartesi
S E N S İ Z L İ K. . .
kara bir delik; sensizlik...
koca bir okyanus; ıssız...
ve uçsuz bucaksız
ve hırçın
ve insafsız. . .
sensizlik;
beni yakaladığında apansız,
ben çok hazırlıksızdım,
çok hazırlıksız. . .
bir tek saçlarını,
fotograflarını,
birkaç eşyanı
ve bir de anılarımı almıştım yanıma yanlız. . .
o kör gecelerde,
görünmüyordu çevremde;
ne bir ruh,
ne de bir beden,
üşüyordum birtanem,
üşüyordum ben. . .
sensizlikten. . .
sonra,
bir sal yaptım kendime;
şiirlerimle.
bir de dümen;
senin o yeşil düğmenden. .
saçlarını da sarınca,
üşüyen bedenime,
biraz olsun dinmişti,
o uğursuz üşüme. . .
o uğursuz titreme. . .
tutunmaya çalışırken
anılarımın üstünde,
çok parlak bir yıldız,
ilişmişti gözüme.
senin adını verdiğim
o parlak yıldızdı işte,
bana yol gösteren,
o karanlık gecelerde. . .
bata, çıka da olsa,
sensizlik okyanusunda.
ve çabalayarak yıllarca,
sahili görebildim sonunda,
ismi, ismin olan
o yıldızın hatırına. . .
şimdilerde;
her parlak gecede,
arayıp bularak o yıldızımı,
binlerce yıldızı içinde,
seyredip, seni anlatırım ona saatlerce. . .
ve umutlanırım yine;
beni sahile getiren o yıldız,
bir gün, seni de bana getirecek diye. . .
kara bir delik; sensizlik...
koca bir okyanus; ıssız...
ve uçsuz bucaksız
ve hırçın
ve insafsız. . .
sensizlik;
beni yakaladığında apansız,
ben çok hazırlıksızdım,
çok hazırlıksız. . .
bir tek saçlarını,
fotograflarını,
birkaç eşyanı
ve bir de anılarımı almıştım yanıma yanlız. . .
o kör gecelerde,
görünmüyordu çevremde;
ne bir ruh,
ne de bir beden,
üşüyordum birtanem,
üşüyordum ben. . .
sensizlikten. . .
sonra,
bir sal yaptım kendime;
şiirlerimle.
bir de dümen;
senin o yeşil düğmenden. .
saçlarını da sarınca,
üşüyen bedenime,
biraz olsun dinmişti,
o uğursuz üşüme. . .
o uğursuz titreme. . .
tutunmaya çalışırken
anılarımın üstünde,
çok parlak bir yıldız,
ilişmişti gözüme.
senin adını verdiğim
o parlak yıldızdı işte,
bana yol gösteren,
o karanlık gecelerde. . .
bata, çıka da olsa,
sensizlik okyanusunda.
ve çabalayarak yıllarca,
sahili görebildim sonunda,
ismi, ismin olan
o yıldızın hatırına. . .
şimdilerde;
her parlak gecede,
arayıp bularak o yıldızımı,
binlerce yıldızı içinde,
seyredip, seni anlatırım ona saatlerce. . .
ve umutlanırım yine;
beni sahile getiren o yıldız,
bir gün, seni de bana getirecek diye. . .
Kıyamet Günü Ben Yokum Dostlaaaar. . . Şirince' ye Gidiyorum, Şirinceyeeee. . . ! ! !
21 Aralık 2012 tarihinde, Maya takvimine göre, " Kıyamet" kopacakmış. Çevremdeki çoğu
insan bunu konuşuyor son günlerde. . .
Yahu dostlar, tüm dünyada her gün kıyamet değil, kıyametler kopuyor da, kimse farkında
mı değil, yoksa ben kafayı yedim de, kafayı yediğimin farkında mı değilim. ?
Ortadoğu' da millet birbirini yiyor her gün dostlar. Bir yandan " Arap Baharı " , bir yandan
mezhep kavgaları almış yürümüş. Allah için ve Allah adına ( nasıl oluyorsa ) , kardeş
kardeşi acımasızca öldürüyor durmadan. İşin İsrail - Filistin tarafı ise, bir başka trajedi. . .
Ayrıca, her gün, dünya üzerinde, binlerce cinayet işleniyor, binlerce cinsel saldırı
yapılıyor, gencecik çocuklar, kendi okullarını basıp, arkadaşlarını öldürüyorlar. . .
Uzakdoğu ülkeleri, depremler, seller, tusunamilerle boğuşuyor her gün. Onlarca Avrupa
ülkesi ise, ekonomik krizlerle iflasın eşiğine gelmiş, ayakta kalabilmek için çırpınıp duruyorlar. . .
" Büyük Oyun Kurucu " ve fişleri hiç tükenmeyen " Büyük Kumarbaz Sam Amca " , her gün
dünya üzerinde yeni oyunlar kuruyor, yeni kumarlar oynuyor. . .
Her gün doğa, biz insanlar tarafından acımasızca katlediliyor, her gün biraz daha fakir bırakılıyor.
Her gün, binlerce o cânım Fok balıkları, kafalarına vurula, vurula öldürülüyor, o cânım
Yunus balıkları, karın tokluğuna, açık hava sirklerine dönüştürülmüş klorlu havuzlarda, maskaralık yapmaya mecbur bırakılıyorlar. ( ki bir çoğu, okyanuslardan mahrum
bırakılmaya, esir edilmeye katlanamayıp, intihar ediyorlar. )
Her gün, nesli tükenmekte olan binlerce hayvan, yağı, kürkü, bilmem neyi için, hunharca öldürülüyor, doğanın dengesi alt, üst ediliyor. . .
Canım Türkiyem' e gelince; Her gün onlarca namus ve töre cinayeti işleniyor hâlâ memleketimde.
Ve hâlâ, ( Meclisdeki kadın milletvekilleri dahil. ) kadına şiddet uygulanıyor. . .
Milletimin Meclisinde ise, liderlerinin kuklası olmuş sözüm ona milletin vekilleri,
o liderlerinin talimatı ile, el kaldırıp, indiriyorlar. Hâlâ demokratik bir " Siyasi Partiler
Yasası " çıkartamadı o meclis ama, parti liderleri, bu sayede, kendi koltuklarının keyfini çıkartabiliyorlar. . .
Bağımsız yasama, yürütme, yargı prensibi ayaklar altına alınmış ve buna bağlı olarak da,
her gün yüzlerce hukuk cinayeti , işleniyor, her gün vicdanlar kelepçeleniyor memleketimin mahkemelerinde. . .
Yurdum insanı, adalete güvenini yitirmiş ve hâlâ " Yüzde On Barajı " gibi bir garabetle
seçme, seçilme hakkını kullanabiliyor ne yazık ki. . .
Her gün, şeriat' ı övmenin ve Atatürk' e sövmenin prim yaptığı bir güne uyanıyor yurdum
insanı.Ve ola ki, o gün Ata' sının kabrini ziyarete gidecek olsa, veya bir milli bayramını
kutlayacak olsa, polis cop' u, tazyikli suyu, biber gazı ile karşılaşıyor, karşılanıyor. . .
Basılmamış kitabı veya düşünceleri yüzünden gazeteciler tutuklanıyor, parasız eğitim
istedikleri için, öğrenciler tartaklanıyor, hapse atılıyor memleketimde. . .
Ve memleketimde, hapis yatan " Milletin Seçilmiş Milletvekilleri " var. . .
Benim memleketimin insanı, her güne, terör belasına onlarca şehit vererek uyanıyor ve
her gün, gencecik fidanlar toprak oluyor. Ama bizi idare edenler, bunu sona erdirmek için
somut adımlar atacaklarına, " Analar Ağlamasın " gibi içi boş nutuklar atıyorlar bol, bol. . .
Onca ay geçmesine rağmen, hâlâ, istihbarat bilgilerini ve vur emrini kimlerin verdiği bir
türlü anlaşalamayan ( !!! ) , " Uludere " gibi bir ayıp ile güne başlıyor yurdum insanı. . .
Demokrasi' yi. " Çoğunluğun azınlığı ezmesidir. " diye algılayan, tartışma kültüründen
yoksun, " Ben yaptım oldu, ben yaparım olur. " zihniyeti ile hareket eden kişilerce
yönetiliyoruz her gün.
Ve ne kadar ironiktir ki, yöneticilerimiz bunları yaparken, aynı zamanda,
" Demokratikleşiyoruz " naraları da atabiliyorlar. . .
Bu güzel topraklara her gün, binlerce çocuk doğuyor ama, hepsi gırtlaklarına kadar borçla doğuyor. Yaşayan binlercesi ise, yoksulluk sınırının altında yaşıyor. . .
Okuma - Yazma fakiri olmamıza rağmen, atama bekleyen binlerce öğretmen, binlerce
diplomalı işsiz genç dolaşıyor memleketimin sokaklarında her gün. . .
Ve. . . bunca hengame içinde, yapılması gereken onca iş arasında, yurdumun başbakanı,
kalkıp bir TV dizisini eleştirebiliyor, o dizinin yapımcısını, senaristini, hatta o televizyonun
sahibini bile uzun, uzun azarlayabiliyor. . .
Anlayacağınız dostlarım; Tüm dünyada ve ülkemde, her gün kıyametler koparken, ( veya
kafayı yediğim için ben öyle sanırken. ) " Bundan daha büyük kıyamet mi olur? " diye düşünürken, bir de, nur içinde yatsınlar, Maya' ların başımıza musallat ettiği,
" 21 Aralık 2012 de kıyamet kopacak." öngörüleri çıkmaz mı karşıma. . . ! ! !
Yok, yooook. . . Bu kadarı, benim gibi sabırlı bir insan için bile fazla. . . Artık
dayanamayacağım. . .Ben, Şirince' ye kaçıyorum. Malum, orası " Kurtarılmış Bölge ",
bir tür " Modern Nuh' un Gemisi " olduğu için, Şirince' ye kaçıyorum. Biletimi sadece
gidiş olarak aldım. 21 Aralık tarihinde, Hz. İsa Mesih' in eteklerine yapışıp, hem de yol
parası ödemeden cennete uçacağım. . .
Şirince' ye, o gün için hayvanların alınıp alınmayacağını bilmediğimden, içimdeki
" Kavgacı Köpeği ", içimdeki " Nankör Kediyi " , " Korkak Sincap' ı, İnanatçı Keçi' yi,
Hiç Bir Şeyi Unutmayan Fil' i, ve Zehirli Yılanları ", yani benim olan, benden olan tüm hayvanlarımı, komşularıma emanet ettim. Oraya, yeni doğmuş gibi saf ve berrak olarak
gitmek istiyorum.
Artık cennette yüzlerce yıl, en güzel şeyleri yiyip, içecek, etrafımdaki " Huriler ve
Huriyeler " ile, günümü gün edeceğim. Siz benimle Şirince' ye gelmeyi akıl edemeyen
dostlar; Her ne kadar alışık olsanız da, dünyada her gün yaşadığınız kıyametlerden pek
farkı olmayacak olsa da, 21 Aralık' da siz bir kıyamet daha yaşayın bakalım. Sonra
cehenneme gidip, buradayken yediğiniz herzelerin hesabını bir, bir verin bakalım. . . Ama üzülmeyin, Teokratik yaklaşıma göre, her insan, eninde sonunda cennete gideceği için,
ben sizleri orada, tabi yüzlerce yıl sonra, bekliyor olacağım: Kıdemli bir " Cennet Sakini "
olarak. . . ! ! !
Haaaa. . . Unutmadaaann. . . "İçimdeki Karga" yı, bakması için emanet ettiğim sevgili
komşum Müjgan hanıma önemli not: Kargama iyi bak Müjgancığım. . . Ama sakın ellerinle beslemeye kalkma. ! Sonra gözünü oyuverir mazallah. . .
Hadi bana müsade. . . Ben Şirince' ye kaçıyoruuuuummm. . . Bye. . . Byeeeeee. . .
insan bunu konuşuyor son günlerde. . .
Yahu dostlar, tüm dünyada her gün kıyamet değil, kıyametler kopuyor da, kimse farkında
mı değil, yoksa ben kafayı yedim de, kafayı yediğimin farkında mı değilim. ?
Ortadoğu' da millet birbirini yiyor her gün dostlar. Bir yandan " Arap Baharı " , bir yandan
mezhep kavgaları almış yürümüş. Allah için ve Allah adına ( nasıl oluyorsa ) , kardeş
kardeşi acımasızca öldürüyor durmadan. İşin İsrail - Filistin tarafı ise, bir başka trajedi. . .
Ayrıca, her gün, dünya üzerinde, binlerce cinayet işleniyor, binlerce cinsel saldırı
yapılıyor, gencecik çocuklar, kendi okullarını basıp, arkadaşlarını öldürüyorlar. . .
Uzakdoğu ülkeleri, depremler, seller, tusunamilerle boğuşuyor her gün. Onlarca Avrupa
ülkesi ise, ekonomik krizlerle iflasın eşiğine gelmiş, ayakta kalabilmek için çırpınıp duruyorlar. . .
" Büyük Oyun Kurucu " ve fişleri hiç tükenmeyen " Büyük Kumarbaz Sam Amca " , her gün
dünya üzerinde yeni oyunlar kuruyor, yeni kumarlar oynuyor. . .
Her gün doğa, biz insanlar tarafından acımasızca katlediliyor, her gün biraz daha fakir bırakılıyor.
Her gün, binlerce o cânım Fok balıkları, kafalarına vurula, vurula öldürülüyor, o cânım
Yunus balıkları, karın tokluğuna, açık hava sirklerine dönüştürülmüş klorlu havuzlarda, maskaralık yapmaya mecbur bırakılıyorlar. ( ki bir çoğu, okyanuslardan mahrum
bırakılmaya, esir edilmeye katlanamayıp, intihar ediyorlar. )
Her gün, nesli tükenmekte olan binlerce hayvan, yağı, kürkü, bilmem neyi için, hunharca öldürülüyor, doğanın dengesi alt, üst ediliyor. . .
Canım Türkiyem' e gelince; Her gün onlarca namus ve töre cinayeti işleniyor hâlâ memleketimde.
Ve hâlâ, ( Meclisdeki kadın milletvekilleri dahil. ) kadına şiddet uygulanıyor. . .
Milletimin Meclisinde ise, liderlerinin kuklası olmuş sözüm ona milletin vekilleri,
o liderlerinin talimatı ile, el kaldırıp, indiriyorlar. Hâlâ demokratik bir " Siyasi Partiler
Yasası " çıkartamadı o meclis ama, parti liderleri, bu sayede, kendi koltuklarının keyfini çıkartabiliyorlar. . .
Bağımsız yasama, yürütme, yargı prensibi ayaklar altına alınmış ve buna bağlı olarak da,
her gün yüzlerce hukuk cinayeti , işleniyor, her gün vicdanlar kelepçeleniyor memleketimin mahkemelerinde. . .
Yurdum insanı, adalete güvenini yitirmiş ve hâlâ " Yüzde On Barajı " gibi bir garabetle
seçme, seçilme hakkını kullanabiliyor ne yazık ki. . .
Her gün, şeriat' ı övmenin ve Atatürk' e sövmenin prim yaptığı bir güne uyanıyor yurdum
insanı.Ve ola ki, o gün Ata' sının kabrini ziyarete gidecek olsa, veya bir milli bayramını
kutlayacak olsa, polis cop' u, tazyikli suyu, biber gazı ile karşılaşıyor, karşılanıyor. . .
Basılmamış kitabı veya düşünceleri yüzünden gazeteciler tutuklanıyor, parasız eğitim
istedikleri için, öğrenciler tartaklanıyor, hapse atılıyor memleketimde. . .
Ve memleketimde, hapis yatan " Milletin Seçilmiş Milletvekilleri " var. . .
Benim memleketimin insanı, her güne, terör belasına onlarca şehit vererek uyanıyor ve
her gün, gencecik fidanlar toprak oluyor. Ama bizi idare edenler, bunu sona erdirmek için
somut adımlar atacaklarına, " Analar Ağlamasın " gibi içi boş nutuklar atıyorlar bol, bol. . .
Onca ay geçmesine rağmen, hâlâ, istihbarat bilgilerini ve vur emrini kimlerin verdiği bir
türlü anlaşalamayan ( !!! ) , " Uludere " gibi bir ayıp ile güne başlıyor yurdum insanı. . .
Demokrasi' yi. " Çoğunluğun azınlığı ezmesidir. " diye algılayan, tartışma kültüründen
yoksun, " Ben yaptım oldu, ben yaparım olur. " zihniyeti ile hareket eden kişilerce
yönetiliyoruz her gün.
Ve ne kadar ironiktir ki, yöneticilerimiz bunları yaparken, aynı zamanda,
" Demokratikleşiyoruz " naraları da atabiliyorlar. . .
Bu güzel topraklara her gün, binlerce çocuk doğuyor ama, hepsi gırtlaklarına kadar borçla doğuyor. Yaşayan binlercesi ise, yoksulluk sınırının altında yaşıyor. . .
Okuma - Yazma fakiri olmamıza rağmen, atama bekleyen binlerce öğretmen, binlerce
diplomalı işsiz genç dolaşıyor memleketimin sokaklarında her gün. . .
Ve. . . bunca hengame içinde, yapılması gereken onca iş arasında, yurdumun başbakanı,
kalkıp bir TV dizisini eleştirebiliyor, o dizinin yapımcısını, senaristini, hatta o televizyonun
sahibini bile uzun, uzun azarlayabiliyor. . .
Anlayacağınız dostlarım; Tüm dünyada ve ülkemde, her gün kıyametler koparken, ( veya
kafayı yediğim için ben öyle sanırken. ) " Bundan daha büyük kıyamet mi olur? " diye düşünürken, bir de, nur içinde yatsınlar, Maya' ların başımıza musallat ettiği,
" 21 Aralık 2012 de kıyamet kopacak." öngörüleri çıkmaz mı karşıma. . . ! ! !
Yok, yooook. . . Bu kadarı, benim gibi sabırlı bir insan için bile fazla. . . Artık
dayanamayacağım. . .Ben, Şirince' ye kaçıyorum. Malum, orası " Kurtarılmış Bölge ",
bir tür " Modern Nuh' un Gemisi " olduğu için, Şirince' ye kaçıyorum. Biletimi sadece
gidiş olarak aldım. 21 Aralık tarihinde, Hz. İsa Mesih' in eteklerine yapışıp, hem de yol
parası ödemeden cennete uçacağım. . .
Şirince' ye, o gün için hayvanların alınıp alınmayacağını bilmediğimden, içimdeki
" Kavgacı Köpeği ", içimdeki " Nankör Kediyi " , " Korkak Sincap' ı, İnanatçı Keçi' yi,
Hiç Bir Şeyi Unutmayan Fil' i, ve Zehirli Yılanları ", yani benim olan, benden olan tüm hayvanlarımı, komşularıma emanet ettim. Oraya, yeni doğmuş gibi saf ve berrak olarak
gitmek istiyorum.
Artık cennette yüzlerce yıl, en güzel şeyleri yiyip, içecek, etrafımdaki " Huriler ve
Huriyeler " ile, günümü gün edeceğim. Siz benimle Şirince' ye gelmeyi akıl edemeyen
dostlar; Her ne kadar alışık olsanız da, dünyada her gün yaşadığınız kıyametlerden pek
farkı olmayacak olsa da, 21 Aralık' da siz bir kıyamet daha yaşayın bakalım. Sonra
cehenneme gidip, buradayken yediğiniz herzelerin hesabını bir, bir verin bakalım. . . Ama üzülmeyin, Teokratik yaklaşıma göre, her insan, eninde sonunda cennete gideceği için,
ben sizleri orada, tabi yüzlerce yıl sonra, bekliyor olacağım: Kıdemli bir " Cennet Sakini "
olarak. . . ! ! !
Haaaa. . . Unutmadaaann. . . "İçimdeki Karga" yı, bakması için emanet ettiğim sevgili
komşum Müjgan hanıma önemli not: Kargama iyi bak Müjgancığım. . . Ama sakın ellerinle beslemeye kalkma. ! Sonra gözünü oyuverir mazallah. . .
Hadi bana müsade. . . Ben Şirince' ye kaçıyoruuuuummm. . . Bye. . . Byeeeeee. . .
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
.jpg)
